Fizyoterapist Zafer Aksungur: “Hareketsiz Kalmak Pıhtı Riskini Artırabilir”
Modern yaşamda uzun süre oturmak artık çok yaygın hale gelmiş durumda: masa başı çalışma, uzun araba yolculukları ve özellikle uzun uçuşlar günlük hayatın bir parçası. Ancak bu durum, sanıldığı kadar masum olmayabilir. Bilimsel çalışmalar, uzun süre hareketsiz kalmanın özellikle bacak toplardamarlarında kan akımını yavaşlatabildiğini ortaya koyuyor. Türkiye Fizyoterapistler Derneği Başkanı Fizyoterapist Zafer Aksungur, konuyla ilgili bilgiler verdi…
Uzun süre hareketsiz kalmak gibi durumlar, bazı bireylerde derin ven trombozu (DVT) gelişme riskini artırabilirken, nadir de olsa pıhtının akciğere ulaşmasıyla ortaya çıkan akciğer embolisi gibi ciddi sağlık sorunlarına da zemin hazırlayabiliyor. Özellikle risk faktörü taşıyan kişilerde bu tablo daha dikkatle ele alınması gereken bir durum olarak değerlendiriliyor.
Uzun süre oturmak damarları nasıl etkiliyor?
Uzmanlara göre uzun süre sabit oturma pozisyonu, alt ekstremitelerdeki kas pompa mekanizmasının devre dışı kalmasına neden oluyor. Bu da toplardamarlar içinde kanın göllenmesine yol açarak dolaşımın yavaşlamasına sebep olabiliyor.
Aksungur, “Bu noktada alt bacak kaslarının rolü oldukça kritik. Özellikle gastroknemius ve soleus kas grubu, yürüyüş sırasında aktif olarak çalışarak venöz kanın kalbe dönüşüne yardımcı olur. Bu nedenle bu kas grubu literatürde sıklıkla “ikinci kalp” olarak da tanımlanır” diyor.
Alt bacak kaslarının uzun süre hareketsiz kalması ise dolaşımın zayıflamasına ve özellikle yatkın bireylerde pıhtılaşma riskinin artmasına neden olabilir. Bu durum, özellikle uzun süre hareketsiz kalınan yolculuklarda daha belirgin hale gelir.
Zafer Aksungur: “Her yarım saatte bir hareket şart”
Fizyoterapist Zafer Aksungur, uzun süreli hareketsizliğin damar sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek düzenli hareketin önemini vurguladı. “Son yapılan çalışmalarda, her yarım saatte bir hareket etmesi gerekiyor. Alt baldırımızda bulunan Soleus kası uzun süre hareketsiz kaldığında dolaşımı azalttığı için o kası hareket ettirmek önemli. Yarım saatte bir hareket etmezsek, genetik pıhtılaşma eğilimi olan kişilerde riski arttırabiliyor”
Ayrıca uzun yolculuklarda risk daha da belirginleşebilir. Eğer vücutta pıhtılaşma eğilimi varsa yani genetik bir yatkınlık söz konusuysa uzun süre hareketsiz kalmak derin ven trombozu riskini artırabilir. “Özellikle okyanus ötesi uçuşlarda bunu görüyoruz. İnsanlar 8–10 saat uçakta oturuyor, hiç kalkıp yürümüyor. Sonra kalktığında göğüs ağrısı gelişebiliyor ve bazen bunun nedeni akciğer embolisi olabiliyor” diye ifade ediyor.
Ne yapabiliriz? Basit ama etkili öneriler
Uzmanlara göre uzun süre oturmanın olumsuz etkilerini azaltmak için alınabilecek önlemler oldukça basit ancak etkili:
Özellikle uzun uçuşlarda veya masa başı yoğun çalışma dönemlerinde saat başı kısa yürüyüşler yapmak, dolaşım sisteminin aktif kalmasına önemli katkı sağlayabilir.
Sonuç olarak; uzun süre hareketsiz kalmak, modern yaşamın kaçınılmaz bir parçası olsa da damar sağlığı açısından bazı riskleri beraberinde getirebilir. Özellikle genetik yatkınlığı olan bireylerde bu durum daha dikkatle ele alınmalıdır. Basit hareket alışkanlıkları ise bu riskleri önemli ölçüde azaltabilir.
Reklam ve İşbirliği: [email protected]