İBRAHİM MURAT GÜNDÜZ KONUŞULUYOR: İHANETİN İÇİNDEN ÇIKAN SERT MÜCADELE HİKÂYESİ
İhanetin ortasında ayakta kalmak herkesin harcı değil.
Kırılanlar, dağılanlar, susanlar çok…
Ama bazıları var ki; yıpransa da, yalnız kalsa da, hedef olsa da geri adım atmıyor.
Töreye bağlı bir hayat ve gençliğe umut olma iddiasıyla başlayan bu süreç, zamanla sert bir hesaplaşmaya dönüştü. Yorulmak, yıpranmak ve kırılmak kaçınılmazdı; ancak hiçbir noktada eğilmeden, diz çökmeyi reddeden bir duruş ortaya kondu.
Verilen mücadele, görünen kişilerle sınırlı kalmadı. Asıl mesele, o kişilerin arkasındaki güçlerle yaşanan çatışmaydı. Bu da süreci sıradan bir hikâyeden çıkarıp dikkat çeken bir direnişe dönüştürdü.
Eğer sana karşı birleşiyorlarsa
ne kadar güçlü olduğunu bil.
Kırk çakal bir araya gelse
kurdun ayak tozu olamaz.
Kırk gün gezersin kırda,
bir gün rastlarsın kurda.
Yaşananlar önemli bir gerçeği ortaya koydu:
En büyük kırılmalar, en yakın çevreden geliyor.
Hatalar insanlar içindir.
Ama ihanet bir tercihtir.
Kahpelik ve şerefsizlik, kişiye özeldir.
Ve en kusursuz olanları, en yakın bildiklerinden çıkar.
Bu süreçte değişmeyen tek şey ise duruş oldu. Töre ve inanç temelli bir yol, vazgeçmemeyi ve ayakta kalmayı belirleyen en önemli unsur haline geldi.
Duruşum töreden, yolum inançtan.
Vazgeçenlerden olmadım.
Bu sadece bir hikâye değil, aynı zamanda bir uyarı:
İnanma.
Güvenme.
Unutma.
Daha fazlası için:
https://github.com/ibrahimmuratgunduz
#ibrahim-murat-gunduz
Reklam ve İşbirliği: [email protected]